Pazar, Ekim 25, 2009 - SONRASIZ
Sonramı Şaşırtıyorsun artık beni Başı hiç olmamış sonları sorguluyorsun Bir şeyi anlatmak için yaşamak Yaşamak için başlamak Ve sonsuzca duyumsamak yürekten Okuyanlara bir sevda masalı sanki Oysa neyi anlatır Yalnızca içinden geçenleri döken bilir Düne dair yaşanmamış Yarına dair düşlenmemiş bir yalan Bir çocuğun hayata gözlerini yumarken Dünü nasılsa Yada şöyle diyelim Bir çocuğun hayata gözlerini yumarken Yarına dair umutları ne kadar çoksa Ne kadar fazlaysa yaşanmamış zamanları… Bu gece uyandığımda Yaşadıklarım silinip gidecek zihnimden Artık bom boş bir yarın Ve hiçbir şeyi olmayan bir ben olacağım Güneşin doğuşunu ilk kez izleyeceğim Ve tam tadındayken artık yolcu edeceğim Karanlıkla buluşacağım ilk kez Yıldızları görecek İçlerinden en parlak olanını seçeceğim Benim yıldızım olacak kimsenin değil Ona baktıkça artık Hiç kimse gelmeyecek aklıma Bir gün rüzgarla bulaşacağım Tatlı bir esinti vuracak yüzüme Sonra yağmur Ahmak ıslatanla yürüyeceğim Islanacağım Damlalar süzülürken alnımdan aşağıya Yavaşça hüzünlenen gözlerimden Minik damlalar düşecek Ama kimse bilmeyecek Yağmura karışıp yalnızca benimle kalacak Düşünsenize artık düşünmeyeceğim… Sabah olduğunda Kalkıp aynada gördüğüm suretle merhabalaşıp ismimi söyleyeceğim Her ikimizde memnun kaldıktan sonra Sokağa çıkıp beraber bir çiçekçiye gideceğiz Saksı çiçekleri alacağız en güzel olanlarından Renkleri umut dolu Sonra çiçeklerimiz Daha bu sabah tanıştığım suretim ve ben Hep beraber mezarlığa gideceğiz Nazikçe her birini Baş ucundan ayaklarına özenle dikecek Sonra sulayıp Bir sonraki günü iple çekmeye başlayacağız Çünkü artık düne dair aklımızda kalan tek şey Yarına taşıyabildiğimiz yok olan umudumuz olacak Umudumuz belki yeniden yeşerir diye Usanmadan her gün gideceğiz o mezarlığa Diktiğimiz çiçekleri sulayacağız Suretim ve ben umutla bekleyeceğiz Bir gün yeniden beraber olabilmek için Kim bilir beklide daha ilk gün karşılayacak bizi Ya da hiçbir zaman olmayacak Bazen düşünüyorum da Ne kadar aptalmışım neler yormuş bedenimi Oysa bilmeden ölümün acı yüzünü Yarının hiç olamayacağı bilmeden Yaşamış zorlamışım bedenimi Ne çok söylenmemiş sözüm kalmış Ne çok yaşanmamış düş Oysa şimdi Bilsem ki yarın uyanabileceğim İlk işim sokakta haykırmak olurdu Kaybettiğim umudu çalanlara olan isyanımı haykırırdım Sonra sonrası yok işte Gelmiyor umudun bittiği yerden sonrası Öylece evime döner Hiç olmamış gibi beklerdim Tam yedi gün oldu Geçen hafta Pazar gece yarısı Artık ufacık bedeni umudumun dayanamadı Ve yok olmayı var olmaya tercih etti Ben mi Ben yarın umudumun yanı başında olacağım Çiçeklerimi götüreceğim ona Birazda sohbet edeceğim belki beni affeder diye Yıllardır nerdeydin diyeceğini bile bile Affetmesini bekleyeceğim Geç kalmışlığın verdiği acıyı anlatacağım ona “amcası ben seni çok seviyorum” Değişini ne çok özledim anlatacağım Sarılacağım ona doya doya Öpüp koklayacağım gül kokan yanaklarını Sonra bırakıp orada umudumu Döneceğim yeniden sesliğime Kimseler bilmeyecek içimde kopanları Belki gülecek beklide ağlayacağım Ama hiç kimse bilmeyecek Neden güldüm neden ağladım Armağanlarım olacak Gülüşü yüzünden eksik olmayan umuduma
E.AKÇA
|